Daha bir sabırlıyız daha bir hoşgörülü daha merhametli,daha duygusal..Mübarek ramazan geldi bütün güzelliğiyle.Sıcak ve uzun yaz günlerinde elimiz kolumuz daha bir kırgın..dudaklar ,damaklar kuru..ama olsun biz genede mutluyuz.Umuyoruz mükafatımız daha çok olacak,çünkü cehennem daha sıcak.
İstersek buz gibi suda duş alıp serinleyebilir iftar sofrasının ne muhteşem olduğunu hayal ederek bekleyebiliriz.Bu güzel ayı Allahın rahmetini bekleyerek,mağfiretini umarak ve cenneti dileyerek geçirebiliriz.Bu bir sınav istediğimiz sorudan başlayabiliriz yeterki şıklar doğru olsun.
Karşımızdaki örnekleri görünce utanıyoruz sıcaktan, susuzluktan ve açlıktan bahsetmeye.Bir kaç saatlik açlık perişan ediyor ,belki bizi yoruyor, akşam çeşit çeşit yiyeceğimizi bilsekte.Oysa kara afrikanın kara talihli ülkesi somalide yaşananlar bizi kendimize getirmeli.Evet belki önce aç komşumuzdan başlamalı onu doyurmalıyız ….doyuralım tamam ama elimizin birini de somaliye uzatmayalım mı ?ordaki aç annenin açlıktan ölmek üzere olan çocuğunu doyurmayalım mı?Yanına gitmemize gerek yok o işi gönüllüler yapıyor zaten .Bizim işimiz daha kolay…güvenilir ellerle bir tuşa basmak kadar kolay.Benim yardımımdan ne olur başkaları yapıyor zaten dediğiniz anda yanlış şıkka işareti koydunuz demektir…..sınıfta kaldınız.Milyarlarca liralık ekmeğin ve yemeğin çöpe atıldığı ve müthiş bir israfın yaşandığı bir zamandayız…..İnsani yardım örgütleri acil yardıma çağırıyor…insan olan herkesi yani bizi.
Öncelikle herkes ne yaparsa kendi için yapar,başkası için yapılmış görünen hayır sonuçta yine bize artı olarak dönmeyecekmi….yine biz kardayız.Böyle karlı bir alışverişi kim yapmak istemez.
Görsel ve yazılı basının bu sefaleti yeterince vurguladığından emin değilim….öyle olsaydı tekrar edilen magazin ve dizilerin yerinde bu haberleride görürdük.
Bir yudum su bir parça ekmek,bir parça şevkat ve ilgi.Madem onlar din kardeşlerimiz bunun hesabı bize sorulmazmı.Ben o konuya çalışmadım deyip kurtulabilecek varsa beri gelsin.
Akşam sofraya oturduğunuzda , zayıflıktan sadece dişleri ve gözleri görünen ,açlıktan derisi kemiğine yapışmış o çocukları ,insanları getirin gözünüzün önüne.Sonra oturun sofraya ,bakalım hazımsızlık çekecek kadar yemek yiyebiliyormusunuz.Yok ben yerim diyorsanız ne deyim…. size AFİYET OLSUN.
İstersek buz gibi suda duş alıp serinleyebilir iftar sofrasının ne muhteşem olduğunu hayal ederek bekleyebiliriz.Bu güzel ayı Allahın rahmetini bekleyerek,mağfiretini umarak ve cenneti dileyerek geçirebiliriz.Bu bir sınav istediğimiz sorudan başlayabiliriz yeterki şıklar doğru olsun.
Karşımızdaki örnekleri görünce utanıyoruz sıcaktan, susuzluktan ve açlıktan bahsetmeye.Bir kaç saatlik açlık perişan ediyor ,belki bizi yoruyor, akşam çeşit çeşit yiyeceğimizi bilsekte.Oysa kara afrikanın kara talihli ülkesi somalide yaşananlar bizi kendimize getirmeli.Evet belki önce aç komşumuzdan başlamalı onu doyurmalıyız ….doyuralım tamam ama elimizin birini de somaliye uzatmayalım mı ?ordaki aç annenin açlıktan ölmek üzere olan çocuğunu doyurmayalım mı?Yanına gitmemize gerek yok o işi gönüllüler yapıyor zaten .Bizim işimiz daha kolay…güvenilir ellerle bir tuşa basmak kadar kolay.Benim yardımımdan ne olur başkaları yapıyor zaten dediğiniz anda yanlış şıkka işareti koydunuz demektir…..sınıfta kaldınız.Milyarlarca liralık ekmeğin ve yemeğin çöpe atıldığı ve müthiş bir israfın yaşandığı bir zamandayız…..İnsani yardım örgütleri acil yardıma çağırıyor…insan olan herkesi yani bizi.
Öncelikle herkes ne yaparsa kendi için yapar,başkası için yapılmış görünen hayır sonuçta yine bize artı olarak dönmeyecekmi….yine biz kardayız.Böyle karlı bir alışverişi kim yapmak istemez.
Görsel ve yazılı basının bu sefaleti yeterince vurguladığından emin değilim….öyle olsaydı tekrar edilen magazin ve dizilerin yerinde bu haberleride görürdük.
Bir yudum su bir parça ekmek,bir parça şevkat ve ilgi.Madem onlar din kardeşlerimiz bunun hesabı bize sorulmazmı.Ben o konuya çalışmadım deyip kurtulabilecek varsa beri gelsin.
Akşam sofraya oturduğunuzda , zayıflıktan sadece dişleri ve gözleri görünen ,açlıktan derisi kemiğine yapışmış o çocukları ,insanları getirin gözünüzün önüne.Sonra oturun sofraya ,bakalım hazımsızlık çekecek kadar yemek yiyebiliyormusunuz.Yok ben yerim diyorsanız ne deyim…. size AFİYET OLSUN.